O büyük insan şöyle anlatmaya başlar :
O büyük insan şöyle anlatmaya
başlar...
| | devamını göster..
| | Kategori: Güncel | Yazılma: 18.05.2012 | Okunma: 45 | Yorumlanma: 0
Osmalı İmparatorluğu yenik,
perişan, bitmiş…
Emperyalizm Anadolu’da kol
geziyor!
Adana’da Fransızlar;
Urfa, Maraş, Gaziantep, Merzifon ve Samsun’da İngiliz askerleri;
Antalya ve Konya’ya İtalyanlar
yerleşmiş;
Yunan’lılar da İzmir’e çıkmış.
Ajanlar ve hainler her tarafta
cirit atıyorlar.
Ordu’nun elinden silahı,cephanesi
alınmış.
Gizli, açık tüm hainlikler açık
açık yapılıyor.
Amerika’lılar her yerde.
Damat Ferit güya hükümet ediyor.
Vahdettin ise tahtının derdinde…
Para yok, pul yok, silah yok,
fabrika yok, yol yok…
Yok…Yok…Yok…!
Kime, neye güvenirsin ?
Ama “O”, bu ülke insanına güvendi.
“O” , bu ülke insanına inandı.
Eee duracak, susacak, oturacak,
seyredecek hali yok tabii…
Yaşadığımız bu gezegende,
emperyalizme karşı kazanılacak
belki de ilk zaferi,
çürüyüp kokuşmuş bir imparatorluğun nasıl tarihe
gömüldüğünü,
komploları, kurulan tuzakları,
din tüccarlarını,
hainleri, işbirlikçileri, bunların başına gelenleri ve
de;
bu güzel ülkeyi sevenlerle,
çağdaş, onurlu, vakur bir ülkenin
temellerini nasıl attıklarını ;
ama, bu güzel ülkenin başına
ileride nelerin de gelebileceğini,
yapılacak hainlikleri,
görülebilecek entrikaları ,Emperyalizm’in
oyunlarını,
O büyük insan şöyle anlatmaya
başlar :
“1919 yılı Mayısının 19’ncu günü,
Samsun’a çıktım……”
19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK
VE SPOR BAYRAMI’NIZ KUTLU OLSUN.
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
Futboldan akkaşık çıktı...!!!
".....Kısaca
demem şu, “cemaat” cami duvarına işedi.
“Temiz
Futbol” dediler,
sonuçta,
torbadan
tavşan
misali,
“ak
kaşık” çıktı !!!..........."
| | devamını göster..
| | Kategori: Güncel | Yazılma: 08.05.2012 | Okunma: 2021 | Yorumlanma: 0
Galatasaray,
ligi 9 puan önde bitirmiştir.
Taraftarların
gönüllerinde ve bazı futbolseverler için “Şampiyon”dur.
Galatasaray,
icat edilen “Süper Final Şampiyonluk
Gurubu” gibi tuhaf bir uygulamada aynı başarıyı gösterememiştir.
Ama
son maçta ne olursa olsun, hem Galatasaray ve
hem
de Fenerbahçe’m çifte şampiyondur bana
göre…
Ama
sadece birini “Şampiyon” olarak yazacak tarih.
Neyse,
bunları da görmek varmış…!
*
Fenerbahçe’yi
düşürmeyi beceremeyen zavallı acizler,
biten
ligden sonra, lig icat ettiklerini baştan
söylediler !!!
Doğru.
Bu
nedenle Fatih Terim’in sızlanmaya hakkı yoktur.
Her
zaman olduğu gibi yine kıvırıyor ve kıvırıp başarısızlığını örtme çabasını sergiliyor.
Ben
de gülerek karşılıyorum sadece…
Sn.
Ali Dürüst’ün “…figüran olduk” ifadesi anlamlıdır.
Durup dururken Galatasaray da işin içine çekildi nedense…!
Ancak
Sn. Ali Dürüst de geçmişi mutlaka
hatırlıyordur…
“Zalad”lar,
Malatya’daki “Murat”lar, “ enizli Uygulamaları” falan…!
Trabzon
Başkanı’nı ise hiç ciddiye almıyor, bugüne kadar olan talep,
mektup
ve istemlerini bir komik fıkra olarak algılıyorum sadece…
Bir
“Başkan”; “… yenilirsek dünyanın sonu
olur herhalde…” diyebilir mi?
Soyunma
odası koridorlarında, zaptedilen yaka
paça hallerinde de
olmamalı
bence…
Bence
Trabzon Başkanı, yaptığı hataları, kendi taraftarından kaçırma telaşındadır.
Böyle
bir ortamda Fenerbahçe’min de akkaşık olduğunu düşünüyor değilim.
Mesela
ne işi var “Fenerbahçe Amigoları”nın Başabakan Recep Tayyip Erdoğan yanında…
“Teşekkür”müş;
ne teşekkürü kardeşim… !!!
Açıklasanıza…!
Ancak;
biraz geriye giderek şunları da hatırlamamız şarttır:
Artık
çok para var futbolumuzda.
Pay
kapmak isteyenler doğal olarak aport bekliyorlar.
Hepsi
pastadan pay peşindeler…!
Bu
güzel ülkedeki futbol,
bu
güzel ülkenin yaşadığı her şeyden nasibini aldı ne yazık ki !
Polis
komploları, amaçlı polis açıklamaları, yetersiz deliller,
yetersiz
görüntüler, seçilmiş bavulcular, seçilmiş konuşmacılar,
gizli
tanıklar, dinlenmeyen tanıklar, sabıkalı tanıklar, değiştirilen yasalar,
servis
edilen sabıka fotoları, biçilen asırlık cezalar, beyin yıkayan “suçlu”
dayatmaları,
organize
edilen toplum şartlamaları, hesaplı tutukluluk halleri vs…vs…vs…
Arka
planda güçler savaşı ise, baksanıza karman çorman…
Gerçekten
suçlu olanların, şike yapanların, futbolun dibini oyanların ne yazık ki
ortaya
çıkamadığı, ceza tayini yapılamadığı bir kaos ortamı, bir hukuk düzeni…
Bazen
evdeki hesap çarşıya uymadı… !
Bazen
birileri belki yapılan anlaşmalara yan çizdi…!
Bazen
falan, filan oldu…!
Ne
olursa olsun ; 2011-2012 Liginin şampiyonu;
gönlümde,
ikisi birden Galatasaray ve Fenerbahçe’mdir.
Bence,
bizlere düşen;
18
Takımı bırakıp,
“Futbol”
adına taraf olmalıyız.
Kısaca
demem şu, “cemaat” cami duvarına işedi.
“Temiz
Futbol” dediler,
sonuçta,
torbadan
tavşan
misali,
“ak
kaşık” çıktı !!!
Kalan
sağlar ise, bundan böyle, “Futbol”un olmalı…
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
ÖZET...
".... İşçi Bayramı falan…
Geçin kardeşim , geçin…!
Gelelim sadede…
“…Ne sandınız, bu lig bu kadar temiz miydi sanki?”
sorusu ile;
“…Ne sandınız, bu lig bu kadar kirli miydi sanki?”
sorusu arasındaki tek fark;
FENERBEHÇE büyüklüğüdür......"
| | devamını göster..
| | Kategori: Güncel | Yazılma: 02.05.2012 | Okunma: 2122 | Yorumlanma: 0
Bugün ülkemizde sendikalaşma oranı ancak %7.
Başka deyişle yaklaşık 12 milyon işçinin ancak 880 bin kadarı sendikalı.
Sendika başkanlarının arabaları ise;Jaguar’dan tutun da, Mercedes’e kadar…!
Siyasetçinin elini öpen, siyasetçinin resmini odasındaki duvara asan
sendika başkanları görmedik mi biz?
“İşçi” denince sadece ücret karşılığı çalışan insanı anlıyoruz nedense !
Peki “sınıf” olarak “işçi” nerede ? Yok.
Ya da farkında bile değiliz…!
“Abdestli Kapitalizme Hayır“ diyen Antikapitalist Müslüman Gençler’in,
Fenerbahçe pankartlarının ve “liseli direnişçiler”in işi ne Taksim’de…
Müslüman olan Kapitalist olamaz mı, Fenerbahçeliler işçi bayramına mı muhtaç pankart açmak için, liseliler çalışmaya mı başladılar yoksa?
Ya da ne diyor vali; “Uslu durun bi daha vermen size Taksim’i…”!
Ülkemizde artık kutlanamayan bayramların,
sulandırılmış versiyonudur bu gördüklerimiz.
Diğer taraftan bu ülkedeki insanların %70’i adil yargılama olmadığını düşünüyor; yargıya güvenmiyor yani…
Ülkede birileri “belge”! üretiyor, “belge”nin dandikliği kanıtlanıyor ama yargıçların umurunda değil.
Polis zanlının telefonuna yükleme ! yapıyor; “pardon” diyor…!!!
Sanıklar polis, ispiyoncu, yargıçlar arasında presleniyorlar…
İnsanlar korkuyor, konuşamıyor.
Gerçekleri bilemiyoruz.
“Yandaş Medya” emredileni yazıyor.
Fubolda çok para var artık.
Birileri çakal gibi, akbaba gibi futbolun tepesindeler…Pay kapmak istiyorlar!
Futbolla ilgileri yok, “işçi” değiller, komplolarla iş bitiriyorlar…
Lig’in kirli ya da temiz oluşu onları ilgilendirmiyor. Koymuşlar parayı önlerine, secde ediyorlar…
Ö Z E T :
İşçi Bayramı falan…
Geçin kardeşim , geçin…!
Gelelim sadede…
“…Ne sandınız, bu lig bu kadar temiz miydi sanki?”
sorusu ile;
“…Ne sandınız, bu lig bu kadar kirli miydi sanki?”
sorusu arasındaki tek fark;
FENERBEHÇE büyüklüğüdür...
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
GS-FB Maçının Ardından...
".....GS ise, maça 5 puan önde başladı ve “ çok baskılı” bir futbol oynadı.
Ancak, GS’ın görünen baskısı, FB’nin taktik anlayışından kaynaklandı,
GS’ın güzel futbol oynamasından değil…"
| | devamını göster..
| | Kategori: Güncel | Yazılma: 24.04.2012 | Okunma: 3637 | Yorumlanma: 0
GS-FB maçının ardından “ Futbol” denen oyun bir kez daha kafama dank etti…
Her hoca, gol yememek ve gol atmak üzere takımını çalıştırır, motivasyon sağlar ve kenardan idare eder.
Takımı da buna göre top oynar, başarılı olur, ya da başaramaz.
Maçtan önce, hafta içi, FB’li topçular (Serdar Kesimal, Volkan Demirel gibi) verdikleri demeçlerde;
“…üç puanı hedeflediklerini, buna göre top oynayacaklarını, güzel futbolun arkadan geleceğini ….” hep belirttiler.
Kısaca, maçta gördüğümüz futbol anlayışını sahaya koyacaklarını ifade ettiler.
Sonuca baktığımızda, dünkü maçta FB bunu başardı.
*
GS ise, maça 5 puan önde başladı ve “ çok baskılı” bir futbol oynadı.
Ancak, GS’ın görünen baskısı, FB’nin taktik anlayışından kaynaklandı,
GS’ın güzel futbol oynamasından değil…
Bu bağlamda GS’ın, kollektif futbol adına, çağdaş futbol adına yaptığı akın sayısı
üçü-beşi geçmez.
Oyunu bu kadar kalesine yakın kabul eden, atak üstüne atak yiyen, bütün bunların yanında inanılmaz bireysel hatalar yapan, bir türlü çıkamayan,bunalan, kalecisinin inanılmaz kurtarışlarıyla gol yemeyen bir takım var karşınızda...
Bir düşünün lütfen; onlarca atak yapıyorsunuz, tüm oyunu neredeyse rakip ceza sahası içinde oynuyorsunuz, kaleciniz bile orta yuvarlağa yakın yerlere kadar geliyor…Olasılık hesapları, inanın, bu maçı en az 5 gol olarak verir size !
Ancak olasılık hesapları, “ Beceriksiz” olanlara da bir şey yapamıyor…
Kısaca, sonuca baktığımızda GS istediğini başaramadı…
*
Golünü ancak duran toptan kazandı…
Hatta bunu da yaptığı organizasyondan değil, bireysel beceri sayesinde…
Bunun “ Şansızlık”, “ Adalet”! gibi kavramlarla ilgisi olmadığını anlamalısınız.
Futbol’da, “ Şanssızlık” değil, “ Oyun” ve “ Beceriksizlik”tir sözkonusu olan…
GS kenar yönetimi, ne yaptı?
Hiç bir şey.
Benim seyrettiğim gibi seyretti…
Bu gidişi çözecek hiç bir şey yapmadı.
İşi yakınmaya bağladı…!
Golü yiyince gökyüzüne baktı.
Dördüncüye koştu bir şeyler anlattı,
forvet çıkardı forvet aldı…!
Olmadığını gördü ama, ne yazık ki bildiğini okumaya devam etti…!
Karşı atak yiyebileceğini, bu atağın da gol olabileceğini nedense aklına hiç getirmedi…!
Sanki bir futbol takımı ile, ezeli rakibi ile oynadığını unuttu…!
Beraberlik sağlanıp, 5 puan fark tekrar geldiği halde, yine de galibiyeti yani, 8 puan farkı hedefledi…!
“ Ego”suna yenildi…
Eee olmadı tabii…
Futbolda başarı, önce akıllı yönetimlerden geçiyor…
“ Şansızlık” ve “ Adalet”in Futbolda yeri neresidir bilmem ama;
“ Şans” falan çok sonra geliyor…
“ Beceriksiz”ler olduğunda, “ Futbol” denen oyun çok kişiyi yanıltıyor …
“ Fırsat”, “ Fırsat” olduğunu anlayabilenler de sonuca gidiyor…
Futbol bence böyle bir oyun…
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
EMRE OLAYI
"...Emre anlamalıdır ki; yaşadığımız bu günlerde, bu bağlamda sadece bu güzel ülke ve sadece Fenerbahçe sözkonusudur …"
| | devamını göster..
| | Kategori: Güncel | Yazılma: 20.04.2012 | Okunma: 4041 | Yorumlanma: 0
Haftanın gündemi, ne yazık ki sadece; bir “Emre Olayı”dır.
Oysa bu, bu güne kadar Emre’nin yaptıklarının bir özetidir sadece…
Emre, oynadığı her takımda teknik, hırslı, agrasif ve savaşan çok iyi bir topçu olmuştur.
Emre’nin kariyerini tartışamazsınız.
Galatasaray’da, İtalya’da, İngiltere’de kovulmadan, başarılı geçen bir kariyerdir bu.
Fenerbahçe’de de başarılıdır Emre.
Ama Emre artık yanlış yönlendiriliyor, yanlış şartlandırılıyor.
Bu güzel ülkeye ahlaksızca komplolarda rol alanlar,
Emre’yi de, sömürürcesine kullanıyorlar.
Emre şaşırıyor.
Ne yapacağını bilemiyor.
Beyni, kaslarına ve diline hakim olamıyor.
Rakip takıma sinirlendiğinde, şeref tribününden sahaya sandalye fırlatan
“Savcı Bey”lerin ülkesinin topçusudur Emre…!
Emre böyle bir ateş içindedir…
Anlamalısınız…
Ben, Emre’nin, kendisinin de sıcağı sıcağına ifade ettiklerinden yola çıkarak;
ırkçılık ifadeli o sözleri söylemiş olabileceğini düşünüyorum.
Ama ben, Emre’nin ırkçı biri olmadığına da inanan biriyim…
“Beyin”in dile hükmedemediği anları hepimiz yaşamışızdır.
“Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?” dediğimiz çok olmuştur.
Emrenin olayı da işte böyle bir olaydır.
Irkçılıkla ilgisi yoktur bence.
Ancak ne yazık ki; “reyting” denen cıngılın ortasında kalan Emre, maden bulmuşların! oyuncağı olmuştur !
Emre sadece bu cıngıldaki zavallılara hizmet etmiştir…
Emre, susup, sonra da “yok böyle bir şey” deseydi;
belki hala antrenman yarısında soyunma odasındaki dayak olayını,
ya da; maçtaki sahaya girenleri,
güvenlik zaaflarını falan konuşuyor olacaktık…!
Olay bence bu kadar basittir…
Ama ne yazık ki; “Emre Olayı”, bu güzel ülkeye ve Fenerbahçe’me oynanan malum oyunun, muhteşem bir figüranı olmuştur !
Ekmeklere yağ sürmüştür !
Emre’nin artık, o Pensilvanya’daki arkadaşlarına, buralardaki uzantılarına sırtını dönmesi gerekmektedir.
Gerçekleri artık görmelidir Emre.
Emre anlamalıdır ki; yaşadığımız bu günlerde,
bu bağlamda sadece bu güzel ülke ve sadece Fenerbahçe sözkonusudur …
Çünkü Emre, tanıyanlarınca iyi bir insandır ve
Emre’ye futbolumuzun ihtiyacı devam ediyor bence…
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
| ileri >
Toplam Yazı: 274
Toplam Yorum: 9 onaylanmış, 0 bekleyen
Toplam Okunma: 48575 |